Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 16 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

CEO’ları şirketleriyle özdeşleşmiş başarılı liderler olarak hayal ederiz. Çoğu da konumunun gereklerini yerine getiren, özverili çalışan, zor kararlara imzasını atan, işleri söz konusu olduğunda kişisel yaşamını ikinci plana atan, kendilerini işine adamış profesyonellerdir. Bazen her insan gibi, yalan söylerler. Bu yalanlar bazen zararsız beyaz yalanlar olurken, bazen de kendilerini çalışanların önünde iyi gösteren, iş yaptırmayı kolaylaştıran, kendilerini takımın parçası hissettirmeye yarayan ancak sorumluluktan kaçmalarına olanak veren doğruluktan uzak sözlerdir.

Startup fazını geçmiş işletmelerde sıkça rastlanan yalanları Guy Kawasaki yazdığı blog yazısında emlak firması Redfin’in CEO’su Glenn Kelman’ın yardımıyla 16 maddeye indirmiş.

1. “Beraber çalışarak hedeflerimizi beraber belirledik.”
Diğer bir deyişle, bu hedefler CEO tarafından belirlenmiş hedeflerdir. Az sayıda yönetici bu hedeflerin yapılabilir olduğunu düşünür ancak pratikte işi yapacak ve hedeflere ulaşacak olan bu yöneticilerdir. ‘Beraber çalışmak’ şu demektir: CEO hedeflere karar verir, çalışanlar hedeflere ulaşır.

2. “Burası startup hissi veren bir ortam.”
Bu sözüyle CEO iyi bir şey mi söylüyor, kötü bir şey mi? Yani, yetişkin kontrolü olmayan, nakit sıkıntısı çekilen, ürün geliştirmenin planlananın gerisinde olduğu, yatırımcıların umudunu kestiği ve çalışanların piyasanın altında maaş aldığı bir iş ortamından mı bahsediyor? Yoksa tam aksine, enerjik takımların birbirlerinden etkilenerek inovatif işler çıkardığı, herkesin işini kendi işi gibi üstlendiği, arı gibi kendi kendine çalışan ve ışıldayan bir yapıya sahip olduğunuzu mu söylüyor CEO’nuz? Acaba tam olarak ne kastediyor? Sorun ve emin olun.

Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 16 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

CEO’ları şirketleriyle özdeşleşmiş başarılı liderler olarak hayal ederiz. Çoğu da konumunun gereklerini yerine getiren, özverili çalışan, zor kararlara imzasını atan, işleri söz konusu olduğunda kişisel yaşamını ikinci plana atan, kendilerini işine adamış profesyonellerdir. Bazen her insan gibi, yalan söylerler. Bu yalanlar bazen zararsız beyaz yalanlar olurken, bazen de kendilerini çalışanların önünde iyi gösteren, iş yaptırmayı kolaylaştıran, kendilerini takımın parçası hissettirmeye yarayan ancak sorumluluktan kaçmalarına olanak veren doğruluktan uzak sözlerdir.

Startup fazını geçmiş işletmelerde sıkça rastlanan yalanları Guy Kawasaki yazdığı blog yazısında emlak firması Redfin’in CEO’su Glenn Kelman’ın yardımıyla 16 maddeye indirmiş.

1. “Beraber çalışarak hedeflerimizi beraber belirledik.”
Diğer bir deyişle, bu hedefler CEO tarafından belirlenmiş hedeflerdir. Az sayıda yönetici bu hedeflerin yapılabilir olduğunu düşünür ancak pratikte işi yapacak ve hedeflere ulaşacak olan bu yöneticilerdir. ‘Beraber çalışmak’ şu demektir: CEO hedeflere karar verir, çalışanlar hedeflere ulaşır.

2. “Burası startup hissi veren bir ortam.”
Bu sözüyle CEO iyi bir şey mi söylüyor, kötü bir şey mi? Yani, yetişkin kontrolü olmayan, nakit sıkıntısı çekilen, ürün geliştirmenin planlananın gerisinde olduğu, yatırımcıların umudunu kestiği ve çalışanların piyasanın altında maaş aldığı bir iş ortamından mı bahsediyor? Yoksa tam aksine, enerjik takımların birbirlerinden etkilenerek inovatif işler çıkardığı, herkesin işini kendi işi gibi üstlendiği, arı gibi kendi kendine çalışan ve ışıldayan bir yapıya sahip olduğunuzu mu söylüyor CEO’nuz? Acaba tam olarak ne kastediyor? Sorun ve emin olun.

3. “Senin pilot projen doğrudan bana bağlı olacak.”
Ne anlam çıkarabiliriz bu sözden? Yönetici ekibinden kimse bu fikre sıcak bakmadı dolayısıyla ben seni koruyorum. Bir sonraki muhteşem fikre kadar projenin devam etmesi CEO’ya bağlı olabilir ama ne zamanki CEO’nun ilgisini çeken yeni bir fikir ortaya atılsın, projeniz halen emekleme dönemindeyse, hiçbir zaman yürüme şansı olmayabilir.

4. “Ben bunu yapmak istedim ancak yönetim kurulu bana izin vermedi.”
Bu söylemle CEO suçu başkalarına atarak sorumluluktan sıyrıldığını düşünür. Oysa, iyi bir CEO hiçbir zaman yönetim kurulunun iznini almaz, yapmak istediğini söyler ve yapar. Eğer işler istediği gibi gitmezse, kuruldan af dileyebilir ancak izin istemez. Dolayısıyla, CEO’nun bu yalanı şöyle yorumlanabilir: 1. CEO elinden gelenin en iyisini yapmadı, 2. Kurul CEO’ya güvenini kaybettiği gibi, getirdiği her projeyi sorguluyor.

5. “Senin bunu halledebileceğine inanıyorum.”
Olumlu bir yorum. Düz bakarsanız, sana güvenim tam, bu işi çözeceğine ve sonuca ulaşacağına eminim, demek oluyor. Bazı durumlarda ise, CEO’nun konuyla ilgili bilgisinin yeterli olmadığını ve kendisini ancak sizin bilgi birikiminiz ve problem çözme yetinizin durumu kurtaracağını düşündürüyor.

Yazının devamı için görsele tıklayabilir veya HRPozitif’i buradan ziyaret edebilirsiniz.