Bob Iger, Disney’in 2020’de emekli olan 15 yıllık CEO’su. Iger’in hikayesi stajyer olarak girdiği ilk işten CEO olarak emekli olmayla sonlanan bir başarı öyküsü. 46 yıllık kariyerinin, ilk 14 yılı medya sektörünü mutfaktan öğrenerek, çok uzun saatler çalışarak, işinin ehli meşhur yapımcılar, televizyoncularla çalışarak ve kurumsal merdiveni hızla tırmanarak geçmiş. Son 30 yılında ise, Iger’i hep en üst seviye yönetimin bir parçası: önce ABC Entertainment’in başına yükselmiş, daha sonra ABC’yi satın alan Capital Cities (bölgesel medya şirketi) ve en sonunda da Capital Cities/ABC’yi satın alan Disney’in CEO’su olmuş. 

Iger gibi başarılı insanların hikayesini dinlediğimizde, hep sonuçlara konsantre oluyoruz. Hangi şirketin başına geçmiş? Ne kadar maaş almış? Disney’de hangi projelere imza atmış? Peki, Iger bunu nasıl yapmış? Iger’i diğer insanlardan farklı yapan nedir? Başarısının formülünü basında kendisiyle ilgili çıkan haberlerden veya kaleme aldığı otobiyografiden çıkarmamız zor olsa da, aklı, çalışkanlığı, şansın yanında olması ve karşısına çıkan fırsatları iyi değerlendirmenin ötesinde, iş etiği çevresinde bir yaşam çizdiği anlaşılmakta. İş etiğini seçtiği ve kendini başarıya taşıyan günlük rutini ve alışkanlıkları oluşturmuş.

Otobiyografisine göre, Iger her sabah 4’te uyanır ve spor yapar. Spor yaparken düşünür ve spor bitene kadar telefonuna hiç bakmaz. Bu sayede teknolojiyle arasına bir duvar örmüş ve sabahın ilk saatlerinde kendini dinlemiş ve düşünmüş olur. Günün çılgınlığı başlamadan, diğer insanların ve departmanların yazdıklarını okumadan yapılacakları, öncelikleri kendi kafasında organize eder. Gün içinde, kimi zaman beş dakika bile kendi kendine kalıp düşünemediği zamanı, sabah rutini içine koyar. Başarılı olmak için sağlıklı olması gerektiğini bilir ve uzun dönemde sağlıklı ve zinde kalabilmek için her gün spor yapma alışkanlığını edinir. Kısacası, alışkanlıklarını sağlıklı, zinde ve başarılı olmak üzerine kurar, bilinçli olarak. Hayatları boyunca zor yolu seçmiş, disiplinli çalışmayı, kurallı bir yaşam sürmeyi prensip edinmiş ve kariyerlerinde en üst seviyelere ulaşmış insanlar için alışkanlıklar stratejilerin en önemli parçalarını oluşturur. 

Kariyer seçimlerimizde kendimize sorduğumuz soru, kendimi 10 yıl sonra nerede görüyorum gibi ucu açık sorular yerine, şu olmalı: CEO olacak alışkanlıklara sahip miyim? Bu alışkanlıkları nasıl geliştirebilirim?

Alışkanlıkları Değiştirmek

Alışkanlık ve değişim birbirinin zıttı iki kavram. Alışkanlık insanın konfor zonu içinde, rahatına gelen, uzun zamandır yapageldiği davranışlar olarak özetlenebilir. Oysa, değişim alışkanlıkları kırmaktır, irade ister, esneklik ve azim gerektirir. Aslında, istesek de istemesek de, dünya döndükçe, canlılar olarak hep değişimden geçeriz. 

Değişim her an, her dakika, her saat, her gün, her ay, her yıl gerçekleşir. İklim değişimiyle doğa değişir, hayvanlar habitatlarından olurlar veya değişime ayak uydurmak için başka bölgelere göç etme zorunda kalırlar, biz yetişkinler yaşlanırız, bebekler çocuğa, çocuklar yetişkinlere dönüşür. Her an, her dakika, her saat, her gün, her ay, her yıl. Değişimi ancak belli bir süre sonrasında, belli bir seviyeyi aşınca fark ederiz. 

Alışkanlıklarımız da, büyümek, yaşlanmak veya iklim değişimi gibi, belli süreler zarfında küçük küçük birikerek bize yarar sağlamakta veya zarar vermekte. Evet, sigara içiyorum, kötü bir alışkanlık olduğunu biliyorum ama vazgeçmem çok zor, diyenlerinizi duyar gibiyim. Kötü alışkanlıkları kabul etmek, onların hayatımıza getirdiği problemleri çekmeyi de kabul etmek anlamına geliyor. Oysa, seçim şansınız her zaman var, ancak değişim zor çünkü zaman, uğraş ve kararlılık gerektiriyor. 

İyi alışkanlıklar geliştirmeyi pandemi süresince, bebek adımlarla gerçekleştirmeye karar verdim. Evde olmanın verdiği hareketsizliğe ve sıkıntıdan arada yapılan atıştırmalara çözüm bulmak amacıyla, yeni bir spor rutini geliştirdim. Her sabah yarım saat yürümeye başladım. Daha sonra fitness seviyem arttıkça sporu bisiklete binmek, koşmak gibi farklı aktivitelerle çeşitlendirdim. Birkaç ay içinde spor her gün yaptığım bir aktivite haline geldi. 4.5 ayın sonunda kilo vermek, iştahımı daha rahat kontrol etmek ve kendimi daha zinde hissetmek gibi artılar kazanmış oldum.  

Yeni Alışkanlıklarınızı Atomik Seviyede Başlatın

Tam bu spor yapma alışkanlığını oturtma döneminde, yakından takip ettiğim Seth Godin’in kitap tavsiyesi “Atomik Alışkanlıklar” yürüyüşlerimde sesli kitap olarak dinledim. Yazarı James Clear lisede beyzbol takımında oynarken beyzbol sopasının yüzüne isabet etmesiyle yüzü darmadağın olmuş, birçok kemiği kırılmış ve birtakım operasyonlar ve aylar süren iyileşme süreci sonunda, profesyonel sporcu olma hedefinden uzaklaşmamış. Küçük adımlarla her gün antrenman yapmış ve azimle hayaline ulaşmak için uğraşmış. Bu uzun ve zorlu dönemde, yaşamını olağan dışı olayların değil, küçük alışkanlıkların şekillendirdiğini görmüş ve kendi deneyimlerinden yola çıkarak kötü alışkanlıkların nasıl kırılacağı ve iyilerinin oluşturulacağı bir metot geliştirmiş. Bugün alışkanlık araştırmacısı olarak aranan bir isim. Kolaylıkla uygulanabilir metodunu detaylı bir şekilde anlattığı Atomik Alışkanlıklar kitabı New York Times en çok satanlar listesinde. 

Yeni alışkanlıklar kazanırken önümüze çıkan en büyük engel eski alışkanlıklarımız. Öncelik bu alışkanlıkları kırmak ve yerine bize iyi gelen yeni alışkanlıklar koymak. Clear, her bir alışkanlığımızı uygularken, herkesin 4 adımdan oluşan bir paterni takip ettiğini gözlemlemiş: hatırlatma, canı isteme, cevap ve ödül. Yazar, herşeyin çevrenizde sizi dürten harekete geçiren bir hatırlatmayla başladığının altını çiziyor. Yeni alışkanlıkların belirgin, çekici, kolay ve tahmin veren özellikleri olması gerekli. Diğer yandan da, değiştirmek istediğiniz eski alışkanlıklarınızı daha zor hale getirebilirsiniz. 

Örneğin, her akşam eve geldiğinizde televizyon seyretmek sizi rahatlatan diğer yandan da zamanınızı boşa harcadığınız için sizi kötü hissettiren bir alışkanlık. Onun yerine, profesyonel yaşamınızda ilerlemek istediğiniz konularda kitap okumak istiyorsunuz. Öncelikle, kötü alışkanlığı hatırlatan şeylere ulaşımı zorlaştırın; televizyon kumandasını televizyon setinin yanındaki kitaplığın en üst ve arka köşesine saklayın, tabure ve merdiven olmadan alamayacağınız bir yere. Televizyon izlerken hep canınızın istediği cips, kuruyemiş, kola, dondurma gibi yiyecekleri eve almayın. 

Kitap okuma alışkanlığınızı geliştirmek için farklı bir mekan seçin. Örneğin, oturma odasındaki tekli koltuğu kitap okuma köşesi yapın, ışığını ayarlayın, size huzur veren kendinizi kitabınızla bambaşka bir dünyada bulduğunuz bir ortam yaratın. Kitabınızı bir önceki gün kaldığınız yeri belirleyecek şekilde ayraç ile işaretleyin, sizi kitap okumaya motive eden bir müzik seçin ve telefonunuzu sadece müzik dinlemek üzere ayarlayın. Her gece kaç sayfa okuyacağınızı kendinize hedef koyun. Okumanız bitince, ödül olarak bir tane meyve yiyin. Sürekliliği olan bir tatmin almak için kendinizi geliştirdiğiniz profesyonel ilgi alanlarınızı iş arkadaşlarınızla paylaşmanın yollarını arayın, sunum, eğitim veya webinar üzerinden edindiğiniz yeni bilgileri çevrenizle paylaşın.

Zaman içinde hem televizyon seyretmeyi kitap okumayla, hem de sağlıksız atıştırmayı meyve yemekle değiştirmiş olacaksınız ve edindiğiniz yeni bilgileri is arkadaşlarınızla paylaşarak yeni kariyer fırsatlarına açık olacaksınız. Bugün günlük yaşamınızda yapacağınız küçük değişiklikler yarın sağlığınız, işiniz ve kişisel yaşamınızda büyük olumlu değişimlere sebep olacaktır.