Stratejiye kimin ihtiyacı var ki?

“Arkadaşlar bu sene stratejik olalım…”

“Sosyal medya mesajlarımızı stratejik bir şekilde konumlandıralım…”

“Bu seneki stratejimiz mevcut müşterilerimizi tutmak üzerine…”

Bir an yöneticinizin sesini duyar gibi oldunuz değil mi?

Gerçekten nedir stratejiniz? Şirket olarak nerede duruyorsunuz? Kısa ve uzun dönemde stratejiniz nedir? Stratejinizi nasıl kuruyor, yıllar hatta yıl içinde nasıl gözden geçirip düzenlemeler yapıyorsunuz?

Gelin biraz eskilerden başlayıp strateji neymiş, ne olmuş geçmişten günümüze bir yolculuk yapalım.

ATKearney tarafından yayınlanan Stratejinin Tarihçesi ve Gelecekteki Görünümü adındaki makalede stratejinin dünyamızdaki yolculuğu 2500 yıl önce Sun Tzu Savaş Sanatı kitabı ile başlamıştır. Kitabın özü, savaşın evrelerini ve bu evrelerde nasıl savaşılması gerektiğini anlatır. Sun Tzu’nun kitabı bugün bile, birçok politikacının ve iş liderinin başucu kitapları arasında sayılmakta ve onlara bugünün modern dünyasında savaş taktiklerinden yararlanarak politika ve iş stratejileri geliştirmek için ilham kaynağı olmakta. Carl von Clausewitz’in Savaş Üzerine adındaki kitabında, savaşın nasıl engellenebileceğini Alman Prusya ordusunun generalinden bizzat öğreniyorsunuz. Von Clausewitz’in kitabı soğuk savaş politikasının temelini belirler, 1950’lerde nükleer bir savaşı durdurmanın en etkili yolunun küresel bir nükleer savaşa girmeye hazır olmak olarak belirlenmiştir.

20. Yüzyılda Strateji

Savaş stratejileri bir yandan savaşı engellemeye yararken, iş dünyasının amacı monopoller kurmak ve sektörleri domine etmek olmuştur. 1900’lerin başından itibaren, Rockerfeller’in petrol sektörünü Standard Oil Company ile kontrol altına almasıyla farklı bir şekil almıştı. Sektöre giren veya tutunmaya çalışan şirketlere çek defteriyle gidip bir bir onları satın almak stratejisi oldu. Hiç kimsenin karşısında duramayacağı bir dev halini alan Standard Oil büyüklük ve operasyonel avantajlarıyla herkesi ezdi geçti.

 

30 Ocak 2018 tarihinde Dünya Gazetesi’nde yayımlanan Değişim Yelpazesi yazımızı okumak için görsele tıklayabilir veya HRPozitif’i buradan ziyaret edebilirsiniz.