Bireyler ve işletmeler olarak, kişisel ve mesleki seviyelerde zorlu zamanlardan geçiyoruz ve daha da zorlu zamanlar bizleri bekliyor. Hayatımızın tümüne dokunan belirsizlik ve tehditlerle başa çıkmamız gerekiyor, sağlığımızı ve banka hesabımızı koruyarak hayatta kalabilmemiz için.

İK profesyonellerinin işi daha da zor, sadece kendileri ve aileleri için bir hayatta kalma stratejisi planlamanın ötesinde, şirketin tüm çalışanları ve ailelerinin sağlıklarını ve işlerini korumak için çok boyutlu düşünmeleri gerekiyor. İK ve şirket yönetiminin bu kriz yönetimindeki en büyük zorlukları nelerdir?

Her şeyin başında iş sürekliliği geliyor. Gösteri devam etmeli… Ama nasıl? İş sürekliliği planlarının, kısıtlanmış kaynaklar göz önünde bulundurulduğunda, şirketin hedefleri, öncelikleri, sınırlamaları ve stratejileri ayrıntılı olarak belirlenmeli. Örneğin, çalışma alanı geçici olarak kapatılırsa üretime devam etmek için alternatif planlar neler? Ekipman bozulursa veya teknisyenler işe gelemezse, şirket politikası nedir? Tedarikçi hizmetlerinin kesintiye uğraması durumunda ne yapılacak? Şirket içi alternatif senaryolar var mı? Veri ve BT hizmetleri nasıl idame edilecek?

İK yönetimi etkili bir değişim yönetimi gerçekleştirmeli. Covid-19 krizi ile sürekli değişimlerden bahsediyoruz, çünkü çoğu zaman değişimler kısa vadede uygulanıyor ve şirketin ihtiyaçlarına, işgücüne ve iş yerine bağlı olarak birkaç hafta içinde revize edilip yeni versiyonun hayata geçirilmesi gerekiyor. İşgücü dağınık: tümü farklı düzeylerde raporlama ve yönetim gerektiren tam zamanlı çalışanlar, süreli kontratlarla belli projelerde çalışanlar ve serbest çalışanlar işgücünü oluşturuyor. Tüm bu aktörleri etkin bir şekilde yönetmek ve sürekli değişime ayak uydurarak işleri tamamlamak bir tür cambazlık dengesi gerektiriyor.

Elbette, herhangi bir kriz yönetiminde olduğu gibi, CEO seviyesinden giriş seviyesi veya mavi yakalı işçilere kadar, her seviye ile açık bir iletişim kurmak kritik öneme sahip. İşçilerin “bugün” itibariyle ne ile karşı karşıya olduklarını bilmeleri gerekiyor. Bugün işlerini kaybetmiyorlar, bugün kendileri ve aileleri için daha fazla çalışmak zorundalar ama şirketleri onları destekliyor. Kimse “yarının” ne getireceğini bilmiyor. Herkes her seferinde bir sonraki adımı atmaya konsantre olmalı ve bir işveren-çalışan karşılıklı güveni sağlam tutulmalı. Bu güveni oluşturmak için, iş yeri Covid-19 politikasını iyi bir planlama ile oluşturmalı ve tüm çalışanlarla ayrıntılı olarak paylaşmalıdır. Çalışanların güvenliği ve sağlığı öncelik olmalı ve çalışanlardan gelen tüm endişeler dinlenmeli ve yönetim tarafından giderilmeli.

Teknoloji devi Amazon, temel hizmetleri içine alan süpermarket ve sağlıkla ilgili ürünler de dahil olmak üzere, Covid-19 krizi sırasında neredeyse kesintisiz olarak işlerine devam eden bir perakende şirketi. Şirket, basın ve sendikalar tarafından Avrupa ve ABD’de çalışan güvenliği açısından yakından izlendi ve eleştiriler yapıldı hatta davalar açıldı. Amazon, virüsü kapmaktan korkan depo işçilerinin 1 Mayıs’a kadar ücretsiz izin almasına izin verdi. O zamandan beri de, depolarında koruyucu giysi ve düzenli ateş ölçme kontrolleri ile çalışanlarının sağlığını daha yakından takibe ve korumaya aldı.

BBC’nin bir makalesine göre, Amazon çalışanlarını sosyal mesafe ihlalleri konusunda uyaran giyilebilir bir cihazın da içinde olduğu, işte güvenliği sağlayacak teknolojiler üzerinde çalışmakta. Başka bir Amazon teknolojisi Uzaklık Asistanı, insanların birbirlerine ne kadar yakın olduklarını göstermek için ekrana yansıtılan görsellerden yararlanacak. Sosyal mesafe için gerekli mesafe yeşil daireler olarak gösterilirken, virüsün bulaşabileceği yakın mesafe kırmızı dairelerle belirtilecek. Makine öğrenme teknolojisi, insanları çevrelerinden ayırt etmek için kullanılacak ve derinlik sensörleri ile birlikte doğru bir mesafe ölçüsü oluşturacaktır.

Amazon, kurumsal çalışanlarının evden çalışma dönemini Ocak 2021’e kadar uzatmak için Facebook, Google ve Twitter gibi diğer teknoloji şirketlerini takip etti. Evden işlerini yürütebilen Amazonlular evden çalışmaya devam edebilecek.

Teknolojik olan veya olmayan, tüm işletmeler Covid-19’da hayatta kalmak için aynı teknedeler. İş sürekliliği, kriz yönetimi, güvenlik önlemleri, işgücünün değişen ortamı, KOBİ’den holding düzeyine kadar tüm işletmelerin gündemindedir. Her şirketin kendi iş sürekliliği, güvenlik, dijitalleşme ve işgücü yönetimi formülünü bulması şart.

Ela EROZAN GÜRSEL