Kaynak: Datassist / Değişim Yelpazesi, Dünya Gazetesi

Değişime yön verenler

İş dünyasının hızlı akan trafiği içinde hemen herkes aranan olmak, “1” numara olmak, hatta vazgeçilmez olmak ister. Hemen her birimizin imrendiği, yaptıklarına gıpta ile baktığı birileri vardır. Onlar gibi olmak, başarıya ulaşmak, hep orada kalmak süsler hayallerimizi. Oysa, tam da burada kaybederiz bu şansı.

Kaynak: Datassist / Değişim Yelpazesi, Dünya Gazetesi

Değişime yön verenler

İş dünyasının hızlı akan trafiği içinde hemen herkes aranan olmak, “1” numara olmak, hatta vazgeçilmez olmak ister. Hemen her birimizin imrendiği, yaptıklarına gıpta ile baktığı birileri vardır. Onlar gibi olmak, başarıya ulaşmak, hep orada kalmak süsler hayallerimizi. Oysa, tam da burada kaybederiz bu şansı.

Çünkü başarı, belirlenen bir hedefe ulaşıp orada kalmaya uyumlu bir tanım değildir hiçbir zaman. Her şey böylesine hızlıyken, bugün yeni olan bilgi, yarın ikincil bir öneme düşerken, durağan hedeflerle, standart tanımlarla başarıya ulaşmak, ancak sınırlı bir biçimde olasıdır. Sürekli başarı; durağanlığı, korumacılığı, tatmin duygusunu taşıyamayacak kadar esnek, değişken, yerinde durmaz bir kavramdır, yaşam örneklere bakıldığında. Hemen herkesin dikkate aldığını söylediği değişim, yalnızca sektörel araştırmalar, teknolojik güncellemelerle sağlanabilir bir sonuç değildir çünkü. Değişim, bir sonuç bile değildir hatta. Kendine bir sonuç saptayan, ona ulaştığında “Tamam” diyenlerin yapabileceği bir iş değil, süregiden bir başarı hikayesinin baş kahramanı olmak. Bunun yolu, baştan planlanmış, sabitlenmiş hedeflere ulaşmaya çalışmak yerine, hayal gücüne sarılmak, kimsenin yapamadığını, yapılmayanı, denenmeyeni yapmak olarak tanımlanabilir belki.

Önce karar verin, amacınız ne?

Girişimcilik üzerine söylenmiş pek çok söz, yazılmış çokça yazı var hepimizin duyduğu, okuduğu veya paylaştığı. Girişimcilerin lider olması, yeniliğe açık olması, geniş bir vizyona sahip olması gerektiği söylene gelir yıllardan bu yana. Değişimin hepimizi etkilediği, durağanlığın başarısızlığa yol açtığı üzerine yapılmış araştırmalar yapılır birbiri ardına. Bu durumda, ne yapmalı ki; değişim bizi etkilemeden, bizi önüne katıp sürüklemeden sürsün yaşam. İş dünyasının liderliğine oynamak, piyasaya yön vermek, yapılanı öğrenmek, en kaliteyi tekrarlamak yolu ile ulaşılabilir bir hedef değil elbet. Bunu başarabiliyor olmak azımsanacak, küçümsenecek bir durum da değildir öte yandan. Ancak; özel olmak, lider olmak; hayal edebilmeyi, yeni bir şeyler yaratabilmeyi, var olanın üzerine kendinden bir şeyler katabilmeyi gerektirir. İşte bu yeni bir şeyler yaratabilme tutkusuna sahip olanların en canlı örneklerinden biridir;New York üniversitesi’nde Araştırma

Uzmanı olan Jeff Han. Teknolojiyi hayallerine göre dizayn etmeyi başaran uzman, klavye ve mouse gibi bilgisayar araçlarını aradan çıkarıp direkt ellerimizle yönetebileceğimiz bir sistem yaratıyor.

Animasyon, çizim, design, haritalama gibi programların özgürce kullanılabileceği yaratıcılığa yol açan bir sistem Multi-touch…

Hayal gücünün sınırlarında dolaşan birileri olmasa idi, bugün ne cep telefonu diye bir teknolojiye sahip olabilirdik, ne de uzay turizmi diye bir kavramla tanışabilirdik.

Yaptığına değil, yapabileceklerine yönelmek

Başarı, açlığı, tutkuyu, tatminsizliği ister sizin olabilmek için. Bilinen, denenmiş, güvenli yöntemlerle elde edemezsiniz onu çoklukla. Bir hedefiniz olmaksızın yapamazsınız elbet bütün bunları. Ancak; belirlediğiniz hedef, ondan sonraki hedefe yönelebilmek için ulaşılması gereken ilk nokta olmalıdır sizin için. Koştuğunuz hedefe ulaştığınızda, hemen orada yeni bir hedef, yeni bir koşu, yeni bir tutku bekliyor olmalıdır sizi. Standart iş tanımları, iş yapma biçimleri, bilinen üretim ve sunum kalıpları sizi başarılı kılabilir evet. Ama asla öncü, lider, “1” numara olmanıza yetmez burada kalan bir başarı.

Değişimden etkilenen, akıntıda yol alan bir birey, bir şirket, bir toplum olmak istemiyorsanız; bitmek tükenmek bilmeyen bir tutkuya, arzuya, heyecana, hayal gücüne sahip olmalısınız. Bunlardan en önemlisi de belki; hayal edebilme yeteneği, hayallerine inanabilme cesaretidir. Çünkü hayal ettiğini başarabilen insan, kendini tekrarlamak, durağanlaşmak, tatmin olmak gibi değişim düşmanlarından korunabilir bu yolla.

Değişim ve başarı üzerine söylenebilecek sözlerin bitmesi, bu işin formülize edilmiş bir tanım halinde sunulması olası değil tabi ki. Ancak; yapılmış olanları yapanları düşündüğümüzde;

“Başardım” diyenlerin değil,” başarabilirim” diyenlerin yönettiğini söylemek çok yanlış olmasa gerek değişimi, hatta belki bizi de…