Bir iş sözleşmesinin fesih hikayesi

Herhangi bir iş sahibinin, işin gerekleri sonucunda işçi istihdam etmeye başlaması ile birlikte, kendisine işveren denmekte. Bu noktadan itibaren, işveren ile işçi arasında kurulan ilişkinin, yasal düzenlemenin belirlediği çerçeveye dayalı bir iş sözleşmesinde saptanması gerekmekte.

Bir iş sözleşmesinin fesih hikayesi

Herhangi bir iş sahibinin, işin gerekleri sonucunda işçi istihdam etmeye başlaması ile birlikte, kendisine işveren denmekte. Bu noktadan itibaren, işveren ile işçi arasında kurulan ilişkinin, yasal düzenlemenin belirlediği çerçeveye dayalı bir iş sözleşmesinde saptanması gerekmekte. Ülkemizde işçi işveren ilişkilerini düzenleyen en temel yasa 4857 sayılı İş Kanunu. 2003 yılında yürürlüğe giren yasa, iş hukuku alınında önemli yenilikler içermekte. Bu yeniliklerden biri, işgüvencesi konusunda önemli bir değişiklik anlamını taşıyan, işe iade kavramı.

Yasa gereği; 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde, en az 6 aylık çalışma süresine ulaşan çalışanları kapsayan düzenleme, iş sözleşmelerinin feshinde bir takım esaslara uyulmasını gerekli kılmakta. İşçinin iş sözleşmesini, yetersizliğinden veya davranışlarından, işin, işletmenin veya işyerinin gereklerinden kaynaklanan nedenler dışında açık olmayan veya yasada geçersiz neden olarak tanımlanan bir nedenle fesih eden işveren, işe iade davasına muhatap olmakta çoklukla. Fesih tarihinden 30 gün içinde iş mahkemesine başvuran işçi, feshin geçersizliği ve işe iade talebiyle dava açabilmekte, dava sonunda feshin nedensiz veya geçersiz bir nedenle yapıldığına karar verilmesi halinde, işçinin işe iadesine hükmolunmakta. Bu aşamadan sonra işe iade kararına uyulmaması, bir takım ek tazminat yükümlülüklerini getirmekte işveren açısından.

Bütün bu konulardaki detay ve değişiklikleri, Datassist ve Datassist tarafından hazırlanan E-bültenler aracılığıyla takip edebilirsiniz.