İşçi ve işveren ilişkilerini düzenleyen temel kanun 4857 sayılı İş Kanunu olsa da, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu da işçiye ve işverene sorumluluklar yüklemektedir. Borçlar Kanunu’na Göre İşverenin İşçiye Karşı Sorumlulukları ve işçinin işverene karşı sorumlulukları ayrı başlıklar halinde hüküm altına alınmıştır. Bu yazımızda size işveren İş Kanunu ile yüklenen sorumluluklara ek olarak Borçlar Kanunu tarafından yüklenmiş sorumlulukları aktarmaya çalışacağız.

İşçi – İşveren İlişkisi

Borçlar Kanunu işçi-işveren arasındaki ilişkiyi borç yükümlülüğüne bağlı açıklamaktadır. Bu borç ilişkisi, “işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği” bir hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulur.

İşçi işveren ilişkisi karşılıklı borçlanmaya dayalıdır. İşçi işverene, işveren de işçiye karşı sorumludur. İş sözleşmesi de bu kapsamda oluşturulmadır. Sözleşme iki tarafından uyması gerektiği kuralları ya da sorumlulukları içermelidir. İş sözleşmesine sadece işçi aleyhine konulan cezai şartlar geçersiz sayılacaktır.

İşverenin Ücret Ödeme Borcu

· Borçlar Kanunu’na göre; “İşveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen; sözleşmede hüküm bulunmayan hâllerde ise, asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.“

Ücret ve Ücret ekleri

· İşverenin, işçinin fazla çalışması karşılığı olan ücretini ya %50 zamlı olarak ödemesi gerektiğine ya da orantılı olarak izin kullandırabileceğine İş Kanunu gibi Borçlar Kanunu’nu da yer vermektedir.

· İşçinin çalışması karşılığı aldığı asıl ücretin dışında, ödenmesi vadedilmiş olan ek ödeme veya yan haklarla ilgili de Borçlar Kanunu’nun hüküm altına aldığı durumlar mevcuttur. İkramiye ödemesi bunlardan biridir. İşveren işçisine sözleşmede aksi belirtilmedikçe ikramiye ödemesi yapmak zorunda değildir. Bir sözleşme ya da taahhüt söz konusuysa, ya da o işyerinin uygulaması gereği çalışma şartlarına bağlı oluşmuş bir haksa işveren ödemekle yükümlü olabilir. İşçilerine belli periyotta ikramiye ödeyen bir işveren, iş akdi ikramiyenin verildiği dönemden önce sona eren işçisine, ikramiyenin çalıştığı süreye yansıyan bölümü öder.

· İşveren, parça başı ücretle çalışan işçilere yeterli iş vermekle yükümlüdür. İşveren kendi elinde olmayan sebeplerle işçiye sözleşmede öngörülen miktarda parça iş veremeyecek durumdaysa, ücreti zaman esasına göre öder. Sözleşmede böyle bir ücret belirlenmediyse daha önceleri aldığı ortalama ücret kendisine ödenir.

Ücretin Ödenmesi ve Kesilmesi

· İşyeri geleneğinde aksine bir uygulama yoksa, işveren işçiye ücreti her ayın sonunda ödemekle yükümlüdür.

· İşçinin kendi kusurundan kaynaklanmayan ve elinde olmayan sebeplerle hastalık, askerlik gibi durumlarda kısa bir süre için çalışamazsa, işveren başka bir yolla karşılanmaması durumunda işçiye o süre için hakkaniyet ölçüsünde bir ücret ödemekle yükümlüdür.

· İşçinin ücretinin 4’te 1’indn fazlası haczedilemez, başkasına devredilemez ve rehin edilemez. Ayrıca gelecekteki ücret alacaklarının devredilmesi veya rehnedilmesi de geçersizdir.

İşçinin Masraflarının Karşılanması

İşçinin iş görmesinden kaynaklanan masraflarının işverence karşılanması gerektiğini bildiren, Borçlar Kanunu’nu hükümleri mevcuttur. İşçinin kazancıyla geçimini sağlayabilmesi gerekmektedir. “Zorunlu harcamaların kısmen veya tamamen işçi tarafından bizzat karşılanmasına ilişkin anlaşmalar geçersizdir. “

İşin gereği yapılan harcamalar işverence karşılanmalıdır. İşçi, işin gereği yapması gerektiği işleri kendi malzemesi ya da kendi aracıyla yapmak üzerine anlaştıysa, kullanım ve bakım için gerekli masraflar, hizmet için kullanıldığı ölçüde işverence karşılanmalıdır.

İşçinin işin gereği yaptığı harcamaları işveren tarafından aksine bir adet yoksa ücretle birlikte ödenir. İşçinin bu masrafları düzenli olarak tekrar ediyorsa işverenin kendisine en az ayda bir avans vermesi gerekir.

İşçinin Korunması

İşçilerinin çalışma ortamı içerisinde veya yaptıkları iş sebebiyle uğrayabilecekleri fiziksel zararları önlemek için iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli önemlerin alınmasından işveren sorumludur. İşçilerin yükümlülüğü ise bu kapsamda oluşturulan kurallara uymaktır.

Sadece fiziksel anlamda değil, psikolojik anlamda da bir takım sorumluluklar mevcuttur. İşverenin bir sorumluluğu da işçinin kişilik haklarının korunduğu dürüstlük ilkelerine uygun bir çalışma ortamı ve iş ilişkisi yürütmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaktadır. İşçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

İşçiyi ev ortamında çalıştıran işveren işçiye barınma ve yeterli miktarda yiyecek sağlamak zorundadır. Sağlık yardımlarından yararlanamayan en az 1 yıl çalışmış işçilerinin, kendi kusuru olmaksızın kaza veya hastalık gibi sebeplerle çalışamadıkları durumda bakım ve tedavisini 2 hafta kadar sağlamak zorundadır. 1 yılı aşan her hizmet yılı için bu 2 haftalık süreye 2 gün eklenir, süre en fazla 4 haftaya çıkabilir. İş göremezlik durumuna doğum ve gebelik de dahildir.

İşçinin Hakları

“İşveren, en az 1 yıl çalışmış olan işçilere yılda en az 2 hafta ve 18 yaşından küçük işçiler ile 50 yaşından büyük işçilere de en az 3 hafta ücretli yıllık izin vermekle yükümlüdür.”

Borçlar Kanununa göre, işveren yıllık izinleri kesintisiz kullandırmalıdır. Taraflar anlaşırsa 2’ye bölünerek de kullanılabilir. Yıllık izinlerin bölünmesiyle ilgili husus İş Kanunu’nda da ayrıca belirtilmiştir. İş Kanunu’a göre ise yıllık izinler, bir parçası 10 günden az olmamak üzere istenilen sayıda bölünerek kullanılabilmektedir. Bu noktada İş Kanunu hükümlerine tabi çalışan işçiler için öncelik iş Kanunu hükümleri olmalıdır. İş Kanunu’nda yer almayan hükümler için Borçlar Kanunu hükümleri geçerli olacaktır.

Günümüzde geçerli olan fakat uygulamada çok fazla yer almayan sorumluluklardan biri de işçinin yıllık izin ücretinin izin öncesinde işçiye peşin ödenmesi yükümlülüğüdür. Borçlar Kanunu’na göre “İşveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık ücretli izin süresine ilişkin ücretini, ilgili işçinin izne başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermekle yükümlüdür.”

İşveren işçisine hizmet belgesi vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük hem İş Kanunu hem de Borçlar Kanunu tarafından işveren yüklenmiş bir sorumluluktur. İşçi talep ederse hizmet belgesine işçinin

becerileri, işyerindeki tutum ve davranışları da eklenmelidir. Bu yükümlülüğü yerine getirmemek işverene İş Kanunu tarafından idari para cezası, Borçlar Kanunu tarafından tazminatla müeyyidelendirilmiştir.