Skip to main content
search

Kaynak: Datassist / Değişim Yelpazesi, Dünya Gazetesi

Hollywood Film Endüstrisi’nin Tarihi

Hollywood, 1900’lerde Los Angeles’ın kuzeyinde küçük bir kasabadan, dünyanın gözdesi bir endüstrinin başkenti haline geldi. Los Angeles şehrindeki film yapımı, Hollywood’un varolmasına öncülük etti. The Biograph Company A Daring Hold-Up 1906’da kısa bir film çekti. Los Angeles’taki ilk stüdyo Edendale’de Selig Polyscope Company oldu.

Kaynak: Datassist / Değişim Yelpazesi, Dünya Gazetesi

Hollywood Film Endüstrisi’nin Tarihi

Hollywood, 1900’lerde Los Angeles’ın kuzeyinde küçük bir kasabadan, dünyanın gözdesi bir endüstrinin başkenti haline geldi. Los Angeles şehrindeki film yapımı, Hollywood’un varolmasına öncülük etti. The Biograph Company A Daring Hold-Up 1906’da kısa bir film çekti. Los Angeles’taki ilk stüdyo Edendale’de Selig Polyscope Company oldu.

1910’ların başında, yönetmen D. W. Griffith, The Biograph Company’ye kendi ekibiyle gönderildi. Ekipte Blanche Sweet, Lillian Gish, Mary Pickford ve Lionel Barrymore gibi aktörler vardı. Los Angeles’ın merkezinde film çekmeye başladılar. Daha sonra şirket yeni alanlar keşfetmeye karar verdi ve 5 mil kuzeydeki Hollywood köyüne yerleşti. Burada, Griffith, Hollywood’daki ilk film olan ‘In Old California’yı çekti. Film, 1800’lerin Meksika’ya dahil Kalifornia’sında geçen bir melodramdı. Şirket, birkaç ay burada kaldı ve New York’a dönmeden birkaç film daha çekti.

Hollywood’da yerleşik ilk stüdyo olan New-Jersey merkezli Centaur Co., vahşi batı filmleri çekmek üzere kuruldu. 1911’de yol kenarındaki bir lokantayı kiralayıp, burayı bir film stüdyosuna çevirdiler. 1953’teki yeni sahipleriyleriyle birlikte adı, Kling Studios olarak değişti. Kling Studios Superman TV serileri ve CBS televizyon dizileriyle ön plana çıktı. Daha sonra Jim Henson Company’ye dönüştü ve kukla gösterilerine ev sahipliği yaptı. 1969’da Los Angeles Cultural Heritage Board (Los Angeles Kültürel Miras Kurulu) tarafından tarihi kültürel miras olarak adlandırıldı.

İlk Akademi Ödülleri 16 Mayıs 1929’da Hollywood Roosevelt Hotel’in Blossom Salonu’nda bir kokteyl ile gerçekleşti. Biletler 10 dolara satıldı ve 250 kişi katıldı.

Hollywood'un Arkasındaki Dev İsimler

1930’lardan sonra, Paramount, RKO, 20th Century Fox, Metro-Goldwyn-Mayer and Warner Bros’un da aralarında bulunduğu beş büyük Hollywood stüdyosu Los Angeles bölgesine yayılarak, daha geniş stüdyolar kurdular.
1927 (sessiz dönemin sonu) ile 1948 yılları arası, Hollywood stüdyo dönemi ya da Hollywood’un altın çağı diye adlandırılır. 1950’lerin ortasında, televizyon kalıcı bir eğlence aracı haline geldi ve sinema sektörüne yan bir kanal oluşturdu.
Hollywood ilk oluşumların izinde, halen Amerikan film endüstrisinin kalbi pozisyonunda. Dört büyük film stüdyosu doğu kıyısı şirketlerinin kontrolünde olsa da, halen Walt Disney Company, Touchstone Pictures, Hollywood Pictures, Miramax Films ve The Pixar Animation Studios, Güney Kalifornia’da faaliyet gösteriyor.

Hollywood’u Değiştiren Kişiler

Hollywood, geçmişten günümüze, hiçbir zaman yeniliğe açık bir yer olmamıştır. Betamax video ve Youtube davaları düşünüldüğünde, Hollywood yeni bir teknoloji ile karşılaştığında, dava açarak cevap verdikleri olmuştur. Ancak Hollywood’dan öyle etkili ve yenilikçi insanlar geçmiştir ki; kişilikleriyle, yenilikleriyle, kendilerine özgü çalışma stilleriyle kendilerini kabul ettirmişler ve Hollywood’u bugünkü haline getirmişlerdir.

Thomas Edison

Edison ve Menlo Park’taki meslektaşları, Kinetoskop gibi ilk film kameralarını ve playback araçlarını geliştirdiler. 1878’de Edison, hem ses kaydı, hem de fonografı geliştirmiştir. Kintetografı, film kamerası olarak geliştirerek, sinema sektörüne bir cevher armağan etmişlerdir. Bir film stüdyosu kurup, kısa metrajlı filmler çekmeye başladılar. Edison’ın şirketi, şuanki Wintel’e eş değerdi.

The Warner Brothers (Sam, Harry, Jack ve Albert)

Senkronize seslerin imajlarla birleştiği ilk sesli film, Warner Bros tarafından gerçekleşmiştir. 1900’de Paris’te ilk tanıtımını yapmakla beraber, ticari anlamda güvenilir bir teknoloji olarak yaygınlaşması yaklaşık 10 yıl aldı.  Ses ve imajın tamamen senkronize olduğu ilk film 1923’te New York’ta gösterildi. Edison ve diğerlerinin başarı gösteremediği, film müziğini Warner kardeşler AT&T’nin Bell Labs’i ile ortak bir çalışmayla birkez daha denedi. The Jazz Singer adındaki film müziği, ilk örnek olmamakla beraber akıllarda kaldı ve Hollywood’da bir müzik devrimine sebep oldu.

Herb Kalmus

Kalmus, 1915’te Technicolor’u kuran ortaklardan biriydi ve hedefi gerçek dünyadaki renkleri film dünyasına taşıyabilmekti. 1939’da Technicolor’un süreci 3 stripli film kullanıp, 3 ana rengi yakalayabilmek üzerine kuruluydu. The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) ve Gone with the Wind (Rüzgar gibi Geçti) gibi filmler bu teknolojinin ürünüdür. Bu ara teknoloji sonrasında, renkli film yapımına geçilmiştir.

Walt Disney

Disney, Hollywood’un en güvenilir ve hızı benimseyen stüdyolarından olmuştur. İlk senkronize sesli çizgi filmlerinden Steamboat Willie ile ses getirdi. Multi-düzeyli kameralar sayesinde, filme derinlik vermeyi başardı ve sinemalardaki orjinal surround sound sistemine Fantasia filmiyle geçti.

William Castle

Castle, Hollywood’un televizyonun yükselişiyle mücadele ettiği 1950’lerde bir gösteri dehası olarak devreye girdi. Sadece filmleri üç boyutlu yapmakla kalmayıp, iskelet görsellerinin sinema salonundaki kalabalık arasından uçmasını sağlayarak, izleyicilerin çığlık atmasını bile sağladı.

Bing Crosby

Crosby’nin videonun geliştirilmesinde önemli rol  oynadığının bilen azdır. Oysa, Crosby, radyo ve televizyon performanslarını kaydetme fikriyle mühendisleri bir prototip kayıt aleti geliştirmek için finanse etmeye itti. Daha sonra Crosby’nin R&D bölümü 3M (MMM)’e satıldı.

Michael Todd

1950’lerde, yapımcı Michael Todd geniş ekranın kralıydı. Cinerama ile üç kamera ve üç projektörü başarıyla kullandı ve sonra Todd-AO filminde 70 mm film yerine 35 mm film kullandı. Todd’ın oğlu, yıllar sonra, Smell-O-Vision adında filmin anahtar anlarında koku salacak bir sistem kurdu – bu uygulama sadece bir filmde hayata geçirildi.

Ray Dolby

Üniversitedeyken, Dolby ilk ticari video kayıt makinesini üreten Ampex’te çalıştı. Daha sonra, Dolby Laboratuvarlarında stereo sound sitemini geliştirip, sinema ekranına taşıdı. Önce analog formatta geliştirdiği sistem, daha sonra dijital hale getirildi. Şu an San Francisco’da bulunan şirket, dijital projeksiyon ve dijital 3 boyutlu gösterim üzerine yoğunlaşıyor.

Gary Demos

Bilgisayar üretimi özel efektlerin babası olarak kabul edilen Gary Demos; Futureworld, Looker, Tron ve The Last Starfighter filmlerindeki efektleri zamanın ileri bilgisayar teknolojisine dayandırdı ve seyircileri büyüledi. En önemli buluşlarından biri, filmi bilgisayara yüksek çözünürlükle kaydedip gereken değişiklikleri kayıt altına alabilmek oldu.

Bill Warner

Warner; Avid Technology’yi kuran, Boston’lu bir girişimci. Avid Technology 1990’larda bilgisayarları film düzenleme sürecine başarıyla dahil eden bir firma. Avid’den önce, birçok film editörü, filmleri parçalara böler ve filmin süresiyle bile oynamak zorunda kalırdı. Dijital düzenlemeler ortaya çıktığından buyana çok az editör film üzerinde düzenleme yapmayı tercih ediyor. Steven Spielberg dijital olarak değil, film üzerinde düzenlemeler yapmayı seven bir  yönetmen.

Francis Ford Coppola

Coppola hiçbir zaman filmlerinde kullanılan teknolojiyi öne çıkarmasa da, film düzeltme ve derleme sürecini daha iyi yönetmek için bilgisayar teknolojilerini en hızlı kullanmaya başlayan yönetmendir. Örneğin, The Godfather filmi buna güzel bir örnektir. Dijital video kameraların kullanımıyla, Coppola, çekilen sahnelerin değerlendirilmesini anında yapılabiliyor. En son filmi, Youth Without Youth ise, yüksek çözünürlüklü bir dijital kamera ile çekilmiştir.

George Lucas

Lucas, film dünyasındaki kariyerini sınırları zorlamaya adamıştır. Film yapımında ne mümkünse, bilgisayar kontrollü kameralardan, dijital olarak oluşturulmuş karakterlere ve ortama, dijital ses düzenlemeye ve en sonunda dijital sinematografi ve projeksiyona kadar her türlü yeniliği filmlerinde kullanmıştır.

Lucas’ın özel efektler şirketi, 1975’te kuruldu ve halen endüstrinin inovatörü konumunda. Çalıştıkları filmler arasında, Iron Man, Transformers and the Pirates of the Caribbean serileri var.

Ed Catmull ve John Lasseter

George Lucas ve Steve Jobs’ın desteğiyle, Catmull ve Lasseter, ilk tam bilgisayar animasyonu filmin yapımını üstlendiler. 1995 Toy Story…  O zamandan bu yana, bilgisayarların film sektöründe yapabileceklerini genişletmeye çalışıyorlar. The Incredibles and Ratatouille’daki gibi gerçeğe yakın insan karakterleriyle Oscar’lar kazanıyorlar. 2006’da, Disney 7.4 milyar dolar ödeyerek şirketi satın aldı ve adını Pixar koydu.

James Cameron

Cameron, özel efektler firması olan Digital Domain’in ortaklarındandır. Aynı zamanda, ilk dijital film düzenlemesi yapan yönetmenler arasındadır. Yakın zamanda, Sonu Electronics ve Vince Pace ile yeni bir dijital 3 boyutlu kamera geliştirdi ve son filmi Avatar’ı onunla çekti.

Steve Jobs

2005’te i-tunes üzerinden film ve televizyon programları satmaya başladıktan az sonra,  Apple, dünyanın en güçlü dijital film perakendecisi haline geldi. Bugün Apple günde 50.000’in üzerinde film satıyor. Jobs aynı zamanda Pixar’ın koruyucusu. Hem donanım, hem de yazılım anlamında bilgisayar animasyonu filmleri geliştiren şirketi her yönden destekliyor.

Lance Weiler

Kısıtlı bütçeler birçok Hintli film yapımcısını yeni teknolojileri denemeye itiyor. Weiler birçoklarına göre, bu alanda daha da kararlı. 1998’te çıkan the Last Broadcast, video kameralarla çekilmiş ve bilgisayarlarla işlenmiş ve projektörde gösterilmiştir. Son dönemde, Weiler alternative realite oyunları kurgulamaya başladı.

Mark Cuban

Cuban, film yapımı ve filmlerin çıkarılmasını yeniden düşünen ve kablolu televizyon, DVD ve internet üzerinde yayınlanmasını sağlayan ender girişimcilerden. Landmark Theatres, dijital projeksiyon ekipmanlarını da hızla sistemine katmıştır.

Reed Hastings

Hastings, dünyanın en büyük video dükkanı olan Netflix’i kurdu. Roku ile yaptığı ortaklıkla, filmlerini dijital ortama da taşımasıyla müşterilerine istedikleri filmi anında ulaştırma şansı tanıdı.
Kaynak: Bu yazıda Businessweek’ten alıntılar yapılmıştır.

DBS

Leave a Reply