Skip to main content
search

Kaynak: Datassist / Değişim Yelpazesi, Dünya Gazetesi

Futbol Karlı Bir Yatırım Mı?

Avrupa futbol sektörü, şirketleşerek gelişiyor. Ve bu gelişen sektördeki markalar, yatırımcılar için iştah kabartır hale geliyor. 2006-2007 sezonunda dünyanın en büyük 20 kulübünün elde ettiği toplam gelir, bir önceki döneme göre yüzde 11’lik artışla 3,7 milyar euroya ulaşırken, Real Madrid 351 milyon euroluk geliriyle dünyanın en çok kazanan futbol kulübü olma özelliğini korudu.

Kaynak: Datassist / Değişim Yelpazesi, Dünya Gazetesi

Futbol Karlı Bir Yatırım Mı?

Avrupa futbol sektörü, şirketleşerek gelişiyor. Ve bu gelişen sektördeki markalar, yatırımcılar için iştah kabartır hale geliyor. 2006-2007 sezonunda dünyanın en büyük 20 kulübünün elde ettiği toplam gelir, bir önceki döneme göre yüzde 11’lik artışla 3,7 milyar euroya ulaşırken, Real Madrid 351 milyon euroluk geliriyle dünyanın en çok kazanan futbol kulübü olma özelliğini korudu.

Deloitte’un Spor Sektörü Grubu’nun her yıl gerçekleştirdiği “Futbol Para Ligi” araştırmasının 2006-2007 sezonu sonuçları yayınlandı. Rapora göre, dünyanın en büyük 20 kulübünün elde ettiği toplam gelir bir önceki yıla göre yüzde 11’lik artışla 3,7 milyar euroya ulaştı. Sezonun en çok gelir elde eden kulübü, 351 milyon euro ile bir önceki döneme oranla gelirini yüzde 20 oranında artıran Real Madrid kulübü olurken, 315,2 milyon euro gelir ile Manchester United ikinci sırada yer aldı. Barselona ise, bir basamak gerileyerek listede üçüncü sıraya oturdu.

20 takımın bulunduğu bu listeye baktığımızda görülen o ki, bir futbol takımı, ilk 500 şirket sıralamasında olabilecek kadar ciddi karlar elde edebilir.

Geleceğe yatırım yapmayı hedefleyen kuruluşlar da faaliyetlerini bu alana yöneltmeyi tercih ediyor, hatta bu alanda yeni iş sahaları oluşturuluyor. IE Business School gibi…  İspanya’nın Madrid şehrinde, online ve yüz yüze fazlardan oluşan yoğun bir program olan Spor Yönetimi Master’ı, spor yönetimi konusunda profesyonel bir kariyer hedefleyen gençler için hızlı bir başlangıç sağlıyor.  Esnek ders saatleriyle hem iş hayatlarını hem de master programlarını bir arada yürütmek mümkün olabiliyor.

Halka arz konusunda çok başarılı bir örnek sergileyen Man. United, şirketleşen ve sermaye piyasasına açılan en başarılı futbol klüplerinden biri olarak görülür. Ancak, 2005 yılında Man. United’ı ciddi bir borç yükünün altına girerek 1.2 milyar dolara satın alan Malcolm Glazer, bu yıl medya gelirlerini %35 artırarak kulübun borçlarını yeniden yapılandırmayı başardı.

Ülkemizdeki durum…

Ülkemizde ise; Malatyaspor, Vanspor, Adanaspor, İstanbulspor, Çanakkalespor, Karşıyaka, Antalya ve Siirtspor ilk şirketleşen klüpler olarak tarihimize geçmişken, hisselerini borsaya açmayı başaramadılar ya da belki de buna kendilerini henüz hazır hissetmediler. Ancak, 4 büyükler olarak bilinen Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor, ‘kamuya yararlı dernek’ statülerini terk etmeden, gelir amaçlı olarak yeni bir yapılanma içine girdiler ve oluşturdukları yeni ekonomik yapı ile halka arz yolunu tercih ettiler.

Futbol klüplerinin şirketleşmesi konusunda çalışmaları bulunan, futbol ekonomisti Tuğrul Akşar’ın bu konuda altını çizdiği önemli noktalar var. Akşar; şirketleşen futbol kulüpleri içinde gerek büyük hissedarın mali yarısındaki olumsuzlukların kulübe yansıması, gerekse kulübün şirketleşmesindeki yanlış politikalar ve sportif başarısızlık nedeniyle bir türlü gelmeyen mali başarı sonucunda borç batağına saplanan ve iflas eden pek çok kulübün varlığına dikkat çekiyor. Ve ‘bu noktada başarısızlığın futbolun şirketleşmesinden mi, yoksa şirketleşme yöntemlerindeki olumsuzluklardan mı kaynaklandığını iyi irdelemek ve analiz etmek gerekiyor’ diyor.

Görülen o ki, Türk futbol kulüpleri, endüstriyel rekabette Avrupalı rakiplerinin oldukça gerisinde. Borsaya açılsalar dahi ölçek ve şeffaflıkta Avrupalı rakiplerine ulaşamıyorlar. Başarı; profesyonel yönetim, şeffaflık ve istikrara bağlı. Yeşil sahadaki galibiyet, masa başında tamamlanmadıkça küresel anlamda bir başarıya ulaşmak zor.

Markalaşmanın önemi

Tuğrul Akşar’ın uzmanlık alanlarından biri de markalaşma. Akşar, markalaşma konusunda atılacak daha çok adım olduğunu belirtiyor ve ekliyor “Türk futbolunun bugünkü pastası 450 milyon dolar civarında. Bu pastanın 160 milyon doları üç büyüklere ait. Geriye kalanı 15 kulüp paylaşıyor. Avrupa’da markalaşmak demek şampiyon olmak demek değil. M.United’ın son 5 yılında ciddi bir başarısı yok. Ama dünyanın en zengin iki kulübünden biri. M.United’ı marka yapan idari direktör Peter Kenyon, 7,5 milyon Pound’a Chelsea’ye geçti.” Bu yönetim kültürüne bir de en alttan bakmayı öneriyor, karşımızdaki sima. Bu defa, Futbol Federasyonu’nun gelişmekten yana bir derdi olmadığını vurguluyor: “Türkiye Futbol Federasyonu’nun bütçesinde, Ar-Ge’ye ayrılan pay, yüzde bir buçuk. Oysa İngiliz Federasyonu yüzde 15, UEFA yüzde 20, FIFA yüzde 10’luk pay ayırıyor buna. Aradaki farkı görüyor musunuz?”

Kulüp yönetiminden, şirket yönetimine

Şirketleşmek, her klüp için halka arzın yolunu açmıyor kuşkusuz. Halka arz edilen her şirket de bu yapısını korumuyor ya da koruyamıyor. Ama gerek Türkiye’de, gerek dünyada görülen bir gerçek var ki, kulüpler, seyircilerini her açıdan kendilerine bağlamak ve daha çok büyümek, daha çok kar etmek istiyorlar. Üstelik, mümkünse bu amaçlarının hepsini aynı anda yerine getirmek istiyorlar. Futbol, yalnızca yeşil sahalarda hayat bulmuyor artık. Markalı ürünlere, tv kanallarına, hatta borsa endekslerine malzeme oluyor. Düne kadar; 11 futbolcu, yedekleri, teknik direktörü, klüp başkanı, futbol şubesi sorumlusu vs. gündemdeyken, artık MARKA olarak gündeme geliyor ve o markayı büyütecek yöneticiler önemli olmaya başlıyor.

Futbol kulübünü yönetmekten, futbol şirketini yönetmeye doğru hızla yol alınıyor. Dünya bu yöne giderken, bizim başka yöne gitmemiz de mümkün görünmüyor.

En Zenginler

Sıra     Futbol Kulübü          Gelir (milyon euro)

  1. Real Madrid             351.0
  2. Manchester United    315.2
  3. FC Barcelona            290.1
  4. Chelsea                   283.0
  5. Arsenal                    263.9
  6. AC Milan                  227.2
  7. Bayern Munich          223.3
  8. Liverpool                  198.9
  9. Internazionale          195.0
  10. AS Roma                  157.6
  11. Tottenham Hotspur    153.1
  12. Juventus                   145.2
  13. Olympique Lyonnais   140.6
  14. Newcastle United        129.4
  15. Hamburg SV              120.4
  16. Schalke 04                114.3
  17. Celtic                        111.8
  18. Valencia                    107.6
  19. Olympique de Marseille 99.0
  20. Werder Bremen            97.3

Kaynak: Deloitte Futbol Para Ligi 2008

DBS

Leave a Reply