Dijital Dönüşüm Buz Dağının Zirvesi mi?

2001 yılından bu yana SaaS platformu sunan bordo teknolojisine yatırım (dünden bugüne). Dijital self servis platform ile İK profesyonellerinin, KOBİ’lerin ve çalışanların gündelik bordro, izin, mesai ve masraf yönetimini kolaylaştırmak (bugün). Robotik ve makine öğrenmesinin IK yönetiminde uygulanması alanında Ar-Ge çalışmaları (yarın). 

Türkiye’nin ilk bordro firması olan Datassist Bordro Servisi’nin dijital dönüşüm reçetesini bu üç cümle özetlemekte. Kobi Aktüel dergisinde yakın zamanda yayımlanmış bir yazıda, CEO Umut Özbağcı, tam entegre  İK çözümleri sunan ve farklı şirketlerin boyutu ve faaliyet alanından gelen ihtiyaçlarına göre, şirkete özel hizmet veren dakika.com.tr platformunun uzun yılların planlaması, yatırımı ve sıkı çalışmanın sonucu olarak görüyor.

Her yatırımda zaman en önemli faktör. Kısa soluklu mu, uzun soluklu mu, hangi zaman aralığında bahsediliyor? Zaman konseptini doğru koymak herkesin beklentilerini yönetmek için kritik önem taşıyor. Şirket dün (birkaç yıl veya ay öncesinden) yatırım yaptı, bugün yeni teknolojiler kullanımda (eskiden yeni sistemlere geçiş yapılıyor, birkaç ay sonra tamamıyla yeni teknolojiye geçiş tamamlanacak) ve yarın bu dönüşümden yarar sağlayacağız (6 ay ila 2 sene arasında).

Dijital dönüşüm hangi sektörden olursa olsun her şirketin gündeminde. Şirket içinde ise, her departman dijitalleşme hedeflerini tutturmak hatta geçmek için birbiriyle yarışmakta. Dijitalleşmede öncü olmak demek rekabetin önüne geçmek, müşterilerine daha iyi hizmet vermek ve tabii ki karlılığını arttırmak demek.

Herhangi bir köklü değişiklikte olduğu gibi, dijital dönüşüm de sancısız olmuyor. Şirket yeni teknolojilere büyük miktarlarda yatırım yapıyor, çalışanlarına eğitimler vererek bu teknolojileri kullanabilecek şekilde yetiştiriyor ve çalışanlar büyük bir sabır ve bağlılıkla bu dönüşümü başarılı kılmak için gereken değişiklikleri deneyerek yeri geldiğinde düzelterek hayata geçirirler. Üst yönetim de dönüşümle ilgili ilham veren konuşmalar yapmanın ötesine geçip kendi de uygulamaya geçerek tüm çalışanlara örnek olur ve dijital dönüşüme inancını sözde değil, hareketleriyle de gösterir.

Beklentilerin yönetilmesine önem verilmelidir. Bazen net bir şekilde aktarılmadığından, bazen de önceden belirlenen süreleri aştığından beklentilerin karşılanmadığı durumlar meydana gelir. Şirket yönetimi, hissedarlar ve çalışanların beklentisi benzerdir. Yavaş bir geçiş dönemi yerine, sihirli bir değnekle her şeyin bir anda başarılı bir şekilde dijitalleşmesi…

Yakın zamanda Forbes dergisinde yayımlanan bir yazıya göre, şirketlerin dijital dönüşüm harcamaları geçen seneden bu seneye  3 milyon dolar artış göstermiş (24 milyondan 27 milyon dolara). Önümüzdeki sene bir 3 milyon daha artması öngörülmekte. Harcamalar seneden seneye artış göstermekle beraber, getirilerin pek de kayda değer olmadığı düşünülmekte. Makalenin yer verdiği bir diğer e-ankete göre, ankete katılan 450 yöneticinin %73’ü dijital dönüşüm çabalarının pek de “dönüşüm” seviyesinde olmadığı düşüncesinde. Burada aslında yavaş bir değişim süreci mevcut, her gün çalışanların yaptıkları alışkanlıkları değiştirmek ve yeni alışkanlıklar geliştirmek zaman alan bir süreç.

Aynı Forbes makalesi dijital dönüşümün yararlarına şöyle değinmiş; çalışmaya katılanların %58’i dijital dönüşüm sayesinde iş süreçlerinin yönetiminde daha etkin olduklarını, %50’si müşteri deneyimi ve çalışan verimliliği adına olumlu gelişmeler yaşandığını göstermekte. Objektif bir gözle gelişimin olduğunu ancak hedeflenen hızın gerisinde kalındığı görülmekte.

Özetle, insanlar sihirlere inanmak istiyor. Anında değişim görüp helal olsun diyebileceği, alkışlayacağı dönüşümlerin peşinde. Gözümüz buz dağının zirvesini görüyor. Yılların sıkı çalışması, planlaması, yatırımı ve dur durak bilmeden her gün çalışmak buz dağının geri kalanı gibi suyun altında kalıyor.

 

Ela EROZAN GÜRSEL