Bu yazı, Dünya Gazetesi’nde 2 Mayıs 2017 tarihinde yayımlanmıştır.

Engellere değil, yapabilirliklere odaklanın.

Görmeyen, duymayan veya tekerlekli sandalyeye mahkum olan kişilerin bir kısmı engellerini yönetmeyi başararak gündelik yaşamlarını başarılı bir şekilde sürdürmeyi başarırlar. Sapasağlam insanların dahi zorlandığı şehir hayatının zorluklarını aşabilmek için farklı yöntemler bulur, ailelerinden yardım alır, yaşamlarını idame etmeye çalışırlar. Aynı gayreti iş yaşamlarında da göstermeye hazırdırlar, hatta hiçbir engeli olmayan diğer adaylara oranla daha da çok çalışmayı, daha da fazla çaba, mesai saati harcamayı ve fedakarlık yapmayı göze alırlar. Üstelik çoğu engelli kişinin engellerinin kendilerine mani olmasını önlemek için geliştirdikleri, çok iyi oldukları yönleri vardır. En iyi oldukları yönlerine konsantre olup, o yönü geliştirmek için azimle uğraş verirler.

Engelli çalışan zorunluluğunu kazanıma çevirin.

iskanunu.com’un verilerine göre, 4857 sayılı iş kanununun 30. maddesine uyarınca, özel sektörde faaliyet gösteren iş yerleri de, engelli çalışan çalıştırma mecburiyetindedir. İşverenler aynı il sınırları içinde 50 ve üzeri işçi çalıştırıyorsa, mevcut çalışan sayısının %3’ü kadar engelli çalışan çalıştırma zorunluluğundadır. Kamu kuruluşlarında bu oran %4 oranındadır. Yani, 110 kişinin çalıştığı bir özel şirkette, (110*%3=3,3) 3 engelli çalışan çalıştırma zorunluluğu vardır.

Peki bu 3 engelli çalışanı işe alırken insan kaynaklarının yaklaşımı nasıl olmalıdır? Pek de işe yaramayacak çalışanları yasal zorunluluğu yerine getirmek için işe almak mı, yoksa en nitelikli, işe yatkın, üretken kişiyi istihdam etmek mi? Çoğunluğun cevabı tabii ki ikinci şık olacaktır ancak bazen zaman kısıtlamasından, tanıdıkların araya girmesinden ya da durumsal başka faktörlerden işe alımı hızlandırmak için çok da uygun olmayan kararlar alınabilir. Ancak atlanılmaması gereken, engelli işe alımının herhangi bir çalışan işe alımı kadar önemli olduğudur. Engelli kişinin görünen bir engeli varsa, şirkete kazandırabileceği birçok değerinin olabileceği unutulmamalıdır.

İdeal dünyada engelli çalışan engeli olmasaydı da, işe alacağınız niteliklere sahip biri olmalıdır. Kişi sizin işinize yaramalı, şirketinize değer katmalı, verimli, güvenilir ve şirket yapısına uygun bir birey olmalıdır. Bu pozisyonu yasal zorunluluklar yüzünden doldurduğunuz bir pozisyon olarak ele alırsanız, bu niteliklerden ödün vermeniz olasıdır. Ödün vermeyin. Gerçekten işinize yarayacak birini işe alın.

Yazının tamamını okumak için görsele tıklayabilir veya buradan HRPozitif’i ziyaret edebilirsiniz.