cizgi-roman-kahramanlarindan-ders-almak-icin-cok-gec-degilb

Datassist’in katkılarıyla 30 Haziran 2015 tarihinde Dünya Gazetesinde yayımlanmıştır.

Geçen yazımızda defter ve belgelerin inceleme elemanlarına vergi incelemesi için ibraz edilmemesi fiilini incelemeye başlamış ancak köşemizin sınırları itibariyle konuya gelecek yazımızda devam edeceğimizi belirtmiştik. Geçen yazımızda özetle, defter ve belgeleri ibraz etmeme fiilinin hem idari para cezasını gerektirdiğini, hem de suç olarak düzenlendiğini belirtmiştik. İncelemelerde fiilin genellikle kdv indirimlerinin reddi suretiyle vergi ziyaına bağlandığını ve bu durumda kayba uğratılan verginin bir veya üç katı (inceleme elamanlarının 306 sayılı Vergi Usul Genel Tebliği uyarınca kast değerlendirmesine bağlı olarak) idari para cezası kesildiğini yazmış, ama yazımızda esas itibariyle fiilin suç olan yönünü konu almıştık. Kaldığımız yerden devam edelim.

Defter ve belgeleri saklama ve ibraz yükümlülüğü mükellefe (veya vergi sorumlusuna) aittir. Bu yükümlülüğün sözleşme ile devredilmesi, örneğin muhasebeciye aktarılması söz konusu olamaz. Bu nedenle, bu konuda açılan ceza davalarında genellikle, “defterler muhasebecideydi, ulaşamadım, muhasebeciyi bulup defterleri getiremedim veya muhasebeci kaybetmiş” şeklinde yapılan savunmalar pek itibar görmemektedir. İbraz talebinde mükellefe tanınan sürenin en az 15 gün olması gerekir. Bu süre mali tatilden etkilenir. Mükellefin ibraz için ek süre talep etmesi halinde, bu talep olumlu veya olumsuz cevaplanmadan, ibraz etmeme fiilinin gerçekleştiğinden söz edilemez.

Yazının tamamını yanda bulunan görsele tıklayarak veya hrpozitif’i buradan ziyaret ederek okuyabilirsiniz