Kategori: Değişim Yelpazesi Yazıları

İyilikle Dünyayı Değiştirebilir miyiz?

Naif derecede iyimser bir düşünce belki… Ancak süper kahramanların yapma dünyasında iyilerin kötüleri yendiği kahramanlık hikâyelerini duymaya, görmeye alışmışız.

Gerçek dünya Batman’ın Gotham’ından daha karanlık… Kazanmak için fırsatları kollamanın, zor kararlar vermenin, sert davranmanın geçerli olduğu bir dünya.

İyi veya kötü olmak değil, “güçlü” olmak önemli. Güçlü olmak ne anlama geliyor: paralı olmak, nüfuzlu olmak, önemli kontakları olmak, itibara sahip olmak. Güçlüler dünyayı yönetmekte ve kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmekte.

Bu mudur?

Değişim ille de statükonun yarattığı güçlülerden mi gelmeli?

HAYIR diyor hep gülümseyen gözleri, derin bakışlarıyla Matthieu Ricard. Dalai Lama’nın Fransızca çevirmeni, budist rahip, fotoğrafçı, yazar olan Ricard’ı, “dünyanın en mutlu adamı” olarak tanıyoruz.

Continue reading “İyilikle Dünyayı Değiştirebilir miyiz?”

Sigorta Prim Teşviklerinden Geriye Dönük Yararlanmak Mümkün

Sigorta prim teşviklerinden geriye dönük yararlanmak için birçok işveren harekete geçti. Teşviklerden geriye dönük yararlanmanın önünü açan Yasa Tasarısı Meclise sunuldu. TBMM’de görüşülmekte olan 2 Şubat 2018 tarihinde Meclise sunulan “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” 2015 Martında yayınlanan geriye dönük teşvikten yararlanmayı engelleyen SGK Genelgesinin de değişmesini sağlayacak.

Continue reading “Sigorta Prim Teşviklerinden Geriye Dönük Yararlanmak Mümkün”

Teşviklerden Geriye Dönük Yararlanın!

TBMM’de görüşmelerine devam edilen Torba Yasa, geriye dönük uzun bir dönemi kapsayacak şekilde işveren teşviklerinden yararlanma fırsatını içeriyor. İşverenler için “Teşviklerden Geriye Dönük Yararlanın!” mesajının çok net görülebileceği yasa yürürlüğe girerse, yürürlük tarihi itibarıyla bir ay içinde kuruma başvurma süreniz olacak.

Fırsat mı, Hak Kaybı mı?        

Ekonomik belirsizliklerden, sektörel düzensizliklerden veya çeşitli sebeplerden ötürü şimdiye dek teşviklerden hiç faydalanmamış olabilirsiniz. Zira teşvikler, doğru kullanılmadıkları taktirde işverenlerin ciddi cezalarla karşı karşıya kalmasına neden olabilir. Bir teşviğin “fırsat” kabul edilebileceği detaylar atlandığı taktirde daha önce alınmış teşvikler için hak kaybına bile neden olabilmektedir.

Continue reading “Teşviklerden Geriye Dönük Yararlanın!”

Ofiste Şıp Diye Tanıyabileceğiniz 4 İşkolik

İnsanlar farklı sebeplerden işlerine sarılır, birer işkoliğe dönüşürler. Sebep ne olursa olsun, sonuç benzer şekilde kötü sonuçlanır.

Malissa Clark hayatını işkolikliğe adamış. Hayır, kendisi işkolik değil! University of Georgia’da Psikoloji doktoru olan Prof. Clark’ın çalışma alanı işkoliklik. İşkolik olmak son yirmi yılın hiç alçalmayan trendi. Clark Fast Company’de yayınlanan makalesinde ‘neden işkolik oluruz, işkoliklik nedir, ne değildir’i basit dille tartışıyor, birçoklarımızın işkolik tanımını yerinden sarsıyor. Çevremizdeki herkes yakın çevresinden bir kişiyi işkolik olarak gösteriyor veya kendini işkolik olarak tanımlıyor. Son yıllarda işkolikliğin tanımı dört ana alanı kapsayacak şekilde değişmiş durumda: işkolikliği motivasyonel, zihinsel, duygusal ve davranışsal elementlere odaklanarak tanımlamak mümkün. Yani, “Neden işkolik oluyoruz?” sorusunun kaynağına iniyor.

Continue reading “Ofiste Şıp Diye Tanıyabileceğiniz 4 İşkolik”

Kartvizitler Ölmüyor; Kabuk Değiştiriyor

Kreatif profesyonellerin ve genç girişimcilerin dünyasında kartvizitlerin isim ve kontakt detaylarını vermenin ötesinde bir misyonu var: Dikkat çekmek ve farklı şekil, materyel ve mesajlarıyla müşterilerin aklında kalmak.           

Sue Shellenbarger’in Wall Street Journal’da yayınlanan yazısında, şu size verildiğinde, bu nedir diye evirip çevirdiğiniz anlamlandırmaya çalıştığınız, ya sizi komik, saçma, veya ince mizahıyla güldüren ya da kullanışlı bir küçük alet edevat olarak yanınızda taşıdığınız kartlarla ilgili yazmış. Örneğin, Boca Raton, Florida’da iş geliştirme danışmanlığı yapan Randall Ostrow kartvizitini küp bulmaca şeklinde tasarlamış. Genellikle insanlar telefonla konuştuklarında ellerinde oynadıkları, ofiste masalarında duran bir obje olarak Ostrow’un kartı sürekli gözlerinin önünde oluyor.

Continue reading “Kartvizitler Ölmüyor; Kabuk Değiştiriyor”

Çalışan ile nasıl ibralaşacağız?

İnsan Kaynakları departmanlarının uğraştığı belgelerin en önemlilerinden biri de bilindiği üzere ibranamelerdir. İşveren ve çalışan arasında iş ilişkisinin sona ermesi ile birlikte, uyuşmazlıkların birçoğunu oluşturan alacak hesaplamaları gündeme gelmektedir. İşte bu noktada çalışana, hak ve alacaklarının  ödenmesi ve ileride işveren yönünden aynı alacak kalemleri açısından yeniden bir ihtilaf doğmaması amacıyla kullanılan ibranameler, hukuki anlamda borcu sona erdiren sebeplerden biridir.

Continue reading “Çalışan ile nasıl ibralaşacağız?”

Account Based Marketing İnsan Kaynaklarına Uygulanırsa…

Fistful of Talent, İnsan Kaynakları alanında yenilikleri takip eden ve başarılı uygulamaları iletmekte öncü bir blog. Geçtiğimiz günlerde B2B pazarlama dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan account-based marketing’in önemi üzerine bir yazı yazmış. Account based marketing (ABM) bir stratejik pazarlama formu. Bir kurum hizmetlerine ihtiyaç duyduğuna inandığı başka bir kurumu “hedef kitlesi” ilan ediyor ve pazarını bu belirlediği hedef kitleyle bir tutarak odaklı bir pazarlama stratejisi uyguluyor. ABM’in yükselen bir trend haline gelmesinin en önemli nedeni ROI (return on investment – yatırım getirisi) hesaplamada en etkili yöntemler arasında kabul edilmesi. Ayrıca,  ABM herkese hitap eden jenerik mesajlar yerine, müşteriye (hedef kitleye) özel içerik sağlayarak en büyük potansiyele sahip kişilere odaklanmakta.

ABM’i insan kaynakları alanına taşıdığımızda, Fistful of Talent’in verdiği örnekle şöyle bir durumla karşılaşılıyor: Bir telekom şirketinin önümüzdeki 6 ay içerisinde üç farklı konumda çalışmak üzere 40 müşteri temsilcisi işe almayı planladığını düşünün. Bu işe alımları nerede ve nasıl duyuracak? Geniş kitlelere hitap edip ilgilenen kim olursa olsun bu işlere başvursun, insan kaynaklarının işi bu büyük havuzdan en uygun adayları ayıklamak diye mi bakacak? Öyleyse, klasik yöntemle bir medya planı hazırlanacak, kariyer sayfalarına iş ilanları verilecek, sosyal medyada ücretli veya ücretsiz paylaşımlar şeklinde planlanacak. Şirketiçi veritabanlarından yararlanılarak “müşteri temsilcisi” titriyle bir arama yapılacak ve ilgili yetenek havuzuna dahil kişilere odaklı bir email kampanyası başlatılabilecek. Satış odaklı içeriklerle aynı profillerdeki kişilere ulaşılıp dikkatleri iş ilanına çekilecek. Tüm bu aksiyonların sonucunda iş tanımına birebir uyan ve uymayan bir topluluğun biraraya geldiği bir havuza ulaşılmış olacak.

Continue reading “Account Based Marketing İnsan Kaynaklarına Uygulanırsa…”

Stratejiye kimin ihtiyacı var ki?

“Arkadaşlar bu sene stratejik olalım…”

“Sosyal medya mesajlarımızı stratejik bir şekilde konumlandıralım…”

“Bu seneki stratejimiz mevcut müşterilerimizi tutmak üzerine…”

Bir an yöneticinizin sesini duyar gibi oldunuz değil mi?

Gerçekten nedir stratejiniz? Şirket olarak nerede duruyorsunuz? Kısa ve uzun dönemde stratejiniz nedir? Stratejinizi nasıl kuruyor, yıllar hatta yıl içinde nasıl gözden geçirip düzenlemeler yapıyorsunuz?

Gelin biraz eskilerden başlayıp strateji neymiş, ne olmuş geçmişten günümüze bir yolculuk yapalım.

Continue reading “Stratejiye kimin ihtiyacı var ki?”

Ya Yaratıcı Ol Ya Da Öl(dür)

Bugünün iş dünyası “inovasyon yap ya da öl” kavşağında. Sola dönseler uçurumdan atlayıp ölecekler, sağa dönseler inovasyon odaklı yenilikçi bir ekosisteme gelecekler. Peki, neden bile bile ölmeyi seçiyorlar? Çoğu zaman bu durum çalışanların tercihi değil. Kurumları, takımları veya yaşayıp çalıştıkları ortamları; onları ‘yaratıcılıklarını’ öldürmeye itiyor…

Yaratıcılığın kurumsal ortamlarda desteklenmek yerine öldürüldüğü daha sık görülen bir durum. Problem; yöneticilerin yaratıcılığı bile isteye ezmeleri değil, kurumun koordinasyon ve kontrol ihtiyacı çalışanların fikirlerini yeni ve yararlı bir şekilde ortaya koymalarına izin vermiyor. Şirket yöneticilerine ve insan kaynaklarına düşen büyük görevler var. Bunların başında ise çalışanların uzmanlıklarına, yaratıcı düşünme yetilerine ve motivasyonlarına yakından bakmak geliyor. Özellikle de içten gelen motivasyonun veya belli bir problemi çözmeye duyulan istek yaratıcılığı güçlendirmekte ve dolayısıyla şirketin başarısı için önemi büyük. Bir işin inovatif olması için orijinal olması yeterli değil: Gerekli, uygun ve hayata geçirilebilir olması önemli.

Continue reading “Ya Yaratıcı Ol Ya Da Öl(dür)”

Capital Dergi – Yeni Ücret Dosyası

Aylık olarak yayın yapan Capital Dergi’nin 2018 Ocak sayısında “Yeni Ücret Dosyası” araştırmasında kurucumuz ve genel müdürümüz Ayşe Nazmiye Uça da görüşleriyle yer aldı.

“Sektörel Farklılık Azalacak”

350 şirkete bordrolama hizmeti veren Datassist’in genel müdürü Ayşe Nazmiye Uça da 2018’de inşaat, bankacılık, bireysel emeklilik ve sigortacılık sektörlerinde geçmiş yıllara oranla daha düşük zam oranları bekliyor.

“Bu sektörlerde yüzde 9’un altında zam oranları sürpriz olmayacak” diyen Uça’ya göre bilişimde yüzde 20’ler civarında zamlar muhtemel. İlaçta da enflasyonun altında artış bekleniyor.