Kategori: Değişim Yelpazesi Yazıları

Ofiste Şıp Diye Tanıyabileceğiniz 4 İşkolik

İnsanlar farklı sebeplerden işlerine sarılır, birer işkoliğe dönüşürler. Sebep ne olursa olsun, sonuç benzer şekilde kötü sonuçlanır.

Malissa Clark hayatını işkolikliğe adamış. Hayır, kendisi işkolik değil! University of Georgia’da Psikoloji doktoru olan Prof. Clark’ın çalışma alanı işkoliklik. İşkolik olmak son yirmi yılın hiç alçalmayan trendi. Clark Fast Company’de yayınlanan makalesinde ‘neden işkolik oluruz, işkoliklik nedir, ne değildir’i basit dille tartışıyor, birçoklarımızın işkolik tanımını yerinden sarsıyor. Çevremizdeki herkes yakın çevresinden bir kişiyi işkolik olarak gösteriyor veya kendini işkolik olarak tanımlıyor. Son yıllarda işkolikliğin tanımı dört ana alanı kapsayacak şekilde değişmiş durumda: işkolikliği motivasyonel, zihinsel, duygusal ve davranışsal elementlere odaklanarak tanımlamak mümkün. Yani, “Neden işkolik oluyoruz?” sorusunun kaynağına iniyor.

Continue reading “Ofiste Şıp Diye Tanıyabileceğiniz 4 İşkolik”

Kartvizitler Ölmüyor; Kabuk Değiştiriyor

Kreatif profesyonellerin ve genç girişimcilerin dünyasında kartvizitlerin isim ve kontakt detaylarını vermenin ötesinde bir misyonu var: Dikkat çekmek ve farklı şekil, materyel ve mesajlarıyla müşterilerin aklında kalmak.           

Sue Shellenbarger’in Wall Street Journal’da yayınlanan yazısında, şu size verildiğinde, bu nedir diye evirip çevirdiğiniz anlamlandırmaya çalıştığınız, ya sizi komik, saçma, veya ince mizahıyla güldüren ya da kullanışlı bir küçük alet edevat olarak yanınızda taşıdığınız kartlarla ilgili yazmış. Örneğin, Boca Raton, Florida’da iş geliştirme danışmanlığı yapan Randall Ostrow kartvizitini küp bulmaca şeklinde tasarlamış. Genellikle insanlar telefonla konuştuklarında ellerinde oynadıkları, ofiste masalarında duran bir obje olarak Ostrow’un kartı sürekli gözlerinin önünde oluyor.

Continue reading “Kartvizitler Ölmüyor; Kabuk Değiştiriyor”

Çalışan ile nasıl ibralaşacağız?

İnsan Kaynakları departmanlarının uğraştığı belgelerin en önemlilerinden biri de bilindiği üzere ibranamelerdir. İşveren ve çalışan arasında iş ilişkisinin sona ermesi ile birlikte, uyuşmazlıkların birçoğunu oluşturan alacak hesaplamaları gündeme gelmektedir. İşte bu noktada çalışana, hak ve alacaklarının  ödenmesi ve ileride işveren yönünden aynı alacak kalemleri açısından yeniden bir ihtilaf doğmaması amacıyla kullanılan ibranameler, hukuki anlamda borcu sona erdiren sebeplerden biridir.

Continue reading “Çalışan ile nasıl ibralaşacağız?”

Account Based Marketing İnsan Kaynaklarına Uygulanırsa…

Fistful of Talent, İnsan Kaynakları alanında yenilikleri takip eden ve başarılı uygulamaları iletmekte öncü bir blog. Geçtiğimiz günlerde B2B pazarlama dünyasında sıklıkla karşımıza çıkan account-based marketing’in önemi üzerine bir yazı yazmış. Account based marketing (ABM) bir stratejik pazarlama formu. Bir kurum hizmetlerine ihtiyaç duyduğuna inandığı başka bir kurumu “hedef kitlesi” ilan ediyor ve pazarını bu belirlediği hedef kitleyle bir tutarak odaklı bir pazarlama stratejisi uyguluyor. ABM’in yükselen bir trend haline gelmesinin en önemli nedeni ROI (return on investment – yatırım getirisi) hesaplamada en etkili yöntemler arasında kabul edilmesi. Ayrıca,  ABM herkese hitap eden jenerik mesajlar yerine, müşteriye (hedef kitleye) özel içerik sağlayarak en büyük potansiyele sahip kişilere odaklanmakta.

ABM’i insan kaynakları alanına taşıdığımızda, Fistful of Talent’in verdiği örnekle şöyle bir durumla karşılaşılıyor: Bir telekom şirketinin önümüzdeki 6 ay içerisinde üç farklı konumda çalışmak üzere 40 müşteri temsilcisi işe almayı planladığını düşünün. Bu işe alımları nerede ve nasıl duyuracak? Geniş kitlelere hitap edip ilgilenen kim olursa olsun bu işlere başvursun, insan kaynaklarının işi bu büyük havuzdan en uygun adayları ayıklamak diye mi bakacak? Öyleyse, klasik yöntemle bir medya planı hazırlanacak, kariyer sayfalarına iş ilanları verilecek, sosyal medyada ücretli veya ücretsiz paylaşımlar şeklinde planlanacak. Şirketiçi veritabanlarından yararlanılarak “müşteri temsilcisi” titriyle bir arama yapılacak ve ilgili yetenek havuzuna dahil kişilere odaklı bir email kampanyası başlatılabilecek. Satış odaklı içeriklerle aynı profillerdeki kişilere ulaşılıp dikkatleri iş ilanına çekilecek. Tüm bu aksiyonların sonucunda iş tanımına birebir uyan ve uymayan bir topluluğun biraraya geldiği bir havuza ulaşılmış olacak.

Continue reading “Account Based Marketing İnsan Kaynaklarına Uygulanırsa…”

Stratejiye kimin ihtiyacı var ki?

“Arkadaşlar bu sene stratejik olalım…”

“Sosyal medya mesajlarımızı stratejik bir şekilde konumlandıralım…”

“Bu seneki stratejimiz mevcut müşterilerimizi tutmak üzerine…”

Bir an yöneticinizin sesini duyar gibi oldunuz değil mi?

Gerçekten nedir stratejiniz? Şirket olarak nerede duruyorsunuz? Kısa ve uzun dönemde stratejiniz nedir? Stratejinizi nasıl kuruyor, yıllar hatta yıl içinde nasıl gözden geçirip düzenlemeler yapıyorsunuz?

Gelin biraz eskilerden başlayıp strateji neymiş, ne olmuş geçmişten günümüze bir yolculuk yapalım.

Continue reading “Stratejiye kimin ihtiyacı var ki?”

Ya Yaratıcı Ol Ya Da Öl(dür)

Bugünün iş dünyası “inovasyon yap ya da öl” kavşağında. Sola dönseler uçurumdan atlayıp ölecekler, sağa dönseler inovasyon odaklı yenilikçi bir ekosisteme gelecekler. Peki, neden bile bile ölmeyi seçiyorlar? Çoğu zaman bu durum çalışanların tercihi değil. Kurumları, takımları veya yaşayıp çalıştıkları ortamları; onları ‘yaratıcılıklarını’ öldürmeye itiyor…

Yaratıcılığın kurumsal ortamlarda desteklenmek yerine öldürüldüğü daha sık görülen bir durum. Problem; yöneticilerin yaratıcılığı bile isteye ezmeleri değil, kurumun koordinasyon ve kontrol ihtiyacı çalışanların fikirlerini yeni ve yararlı bir şekilde ortaya koymalarına izin vermiyor. Şirket yöneticilerine ve insan kaynaklarına düşen büyük görevler var. Bunların başında ise çalışanların uzmanlıklarına, yaratıcı düşünme yetilerine ve motivasyonlarına yakından bakmak geliyor. Özellikle de içten gelen motivasyonun veya belli bir problemi çözmeye duyulan istek yaratıcılığı güçlendirmekte ve dolayısıyla şirketin başarısı için önemi büyük. Bir işin inovatif olması için orijinal olması yeterli değil: Gerekli, uygun ve hayata geçirilebilir olması önemli.

Continue reading “Ya Yaratıcı Ol Ya Da Öl(dür)”

Capital Dergi – Yeni Ücret Dosyası

Aylık olarak yayın yapan Capital Dergi’nin 2018 Ocak sayısında “Yeni Ücret Dosyası” araştırmasında kurucumuz ve genel müdürümüz Ayşe Nazmiye Uça da görüşleriyle yer aldı.

“Sektörel Farklılık Azalacak”

350 şirkete bordrolama hizmeti veren Datassist’in genel müdürü Ayşe Nazmiye Uça da 2018’de inşaat, bankacılık, bireysel emeklilik ve sigortacılık sektörlerinde geçmiş yıllara oranla daha düşük zam oranları bekliyor.

“Bu sektörlerde yüzde 9’un altında zam oranları sürpriz olmayacak” diyen Uça’ya göre bilişimde yüzde 20’ler civarında zamlar muhtemel. İlaçta da enflasyonun altında artış bekleniyor.

Üç Liderden Üç Ders

Yeni yıla gireli çok uzun zaman olmadı ancak bu seneki kariyer / iş planlamalarının yapılması için vakit geldi de geçiyor bile… Kalıcı planlar yapmak da, gündelik ilerlemeler kaydetmek de kendi elimizde. Bu esnada, daha önce bu yolları yürümüş ve hatta zirveye ulaşmış insanların hayatlarına bir göz atmak; ciddi dersler çıkarmamızı sağlayabilir.

Fortune Dergisi, klasikleşmiş dünya liderleri listesini elli isimli yeni hâlini geçtiğimiz günlerde paylaştı. Listede Papa’dan, LeBron James’e; Shakira’dan Lisa Su’ya dek alanlarında sözü geçen, kitleler üzerinde etki alanlarını oluşturmuş pek çok farklı sektörden lider var.

Benzeri pek çok yerde yayımlanan bu tarz listelerde belirlenen isimler daha dikkatli incelendiğinde sadece “yükselişte” olan isimler değil; kalıcı hamleler yapmış ve alanlarında yeni yollar açıp peşlerinden gelecek kişiler için de bir rehber görevi yapmış kişiler oldukları görülebilir. Hatta öyle ki, açtıkları yollar onlarla alakalı olmayan sektörlerde ilerlemeye çalışan kişiler için de önemli motivasyon kaynakları sağlayıp, yol haritası çizmeye muktedir.

Continue reading “Üç Liderden Üç Ders”

İşvereni Yakan Sorular 11: 2018’de Teşvikler

9 Ocak 2018 Salı günü Bahçeşehir Üniversitesi’nin Beşiktaş yerleşkesinde düzenlediğimiz “İşvereni Yakan Sorular 11: 2018’de Teşvikler” etkinliğimizde konuğumuz Resul Kurt ile birlikte 2018 çalışma hayatının satır başlarını ele aldık.

Etkinliğimiz, Genel Müdürümüz Ayşe Nazmiye Uça’nın açılış konuşmasıyla başladı. 2018 çalışma hayatından iş dünyasının beklentilerini özetleyen Ayşe Uça; sözü Dr. Resul Kurt’a bıraktı.

Bir saate yakın süre boyunca yeni arabuluculuk kanunu ve dünyadaki arabuluculuk sistemleri hakkında detaylı bir sunum yapan Kurt; ülkemizde yürürlüğe girecek olan uygulama hakkında katılımcılarımızı bilgilendirdi.

Etkinliğe verilen aranın öncesinde kurucumuz ve genel müdürümüz Ayşe Nazmiye Uça 2018 asgari ücret detaylarına ve işveren maliyetine dönük bir sunum gerçekleştirdi.

15 dakikalık aranın ardından, etkinlik bitimine dek firmamızın CFO’su Fatih Yıldırım, 2017’de uygulanmaya başlanmış ve yeni çalışma yılında da devam edecek olan teşviklerin yanı sıra 2018’de yürürlüğe konulacak olan yeni teşviklere ve yararlanma şartlarına dair geniş bir anlatı sundu.

Dr. Resul Kurt’a ve bizi bu etkinlikte yalnız bırakmayan tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz!

2018 teşvikleri hakkında detaylı bir içeriğe İş Kanunu Türkiye portalımız üzerinden ulaşabilirsiniz.

Başarmak İçin Antrenmana Var mısınız?

Bilim bu üç şeyin bizi başarıya götürdüğünü savunuyor. Aidiyet duymak, gelişim özteorisine inanmak ve kişisel hedefleri olmak.

Henry Ford bir keresinde şöyle demiş: “Yapabileceğini veya yapamayacağını düşünüyorsan, muhtemelen haklısın.”  Kısa ancak mesajı net bu sözü Ford’un ölümünün üzerinden 70 sene geçmiş de olsa, geçerliliğini koruyor hatta bilimsel çalışmalarla destekleniyor.

Bill Murphy Jr.’ın inc.com’da yayınlanan yazısında gözler yeni bir araştırma projesine çevriliyor.
National Science Foundation’ın yeni bir araştırma projesi Ford’un sözlerinin sağlaması niteliğinde. Araştırma üniversite öğrencilerinin çalışma faktörlerini ele almış, hangi faktörler onları iyi not almaya, okulda kalmaya ve mezun olmaya itmekte araştırmış. Murphy’nin Henry Ford kuralları adını verdiği üç etken ön plana çıkmış.

Continue reading “Başarmak İçin Antrenmana Var mısınız?”